Arama Reklamcılığının Geleceği: “Z Kuşağı”

arama reklamcılığı z kuşağı

Z kuşağı tamamen internete bağlı bir dijital dünyada büyüyen ilk nesildir. Akıllı telefonlar ve her yerde bulunan dijital medya hayatlarının bir parçası. Her an, her yerde internete bağlı, kolay tatmin olmayan bu nesil, YouTube, Instagram ve Snapchat gibi uygulamalardan uzak duramaz, cep telefonlarından ayrılamazlar. Dünya trendlerini takip eder ama kolay kabul etmezler. İşbirliği yapmayı bilirler, fikirler ve ideallerle doludurlar. Dijital dünyada hashtaglar altında birleşen bu jenerasyon, markaları değerlendirme ve özgünlük konusunda diğer tüm jenerasyonlardan daha az yanılıyorlar.

Markalar ve Z Kuşağı

Arama ağlarında reklam veren markalar, pazarladıkları ürün ve hizmetleri
yeni nesil tüketicilere de hitab edecek şekilde uyarlamak durumunda. Z kuşağının %80’e yakını, kendilerine hitap eden markalarda otantikliği arıyor. Bu yeni kuşakla bağlantı kurmak için, reklamverenlerin direk iletişime geçmeleri, sohbete katılmaları gerekmekte. Markaların, dijital medyadaki daha geniş tartışmaları anlamaları ve bu nesle rezonans edebilmek için mesajlaşmalarını geliştirmeleri gerekmektedir.

Z kuşağı çağının gelişi, reklamcılık için önemli bir gelişmeyi temsil ediyor. Bu nesil, kişiselleştirilmiş akıllı telefonlar ve her yerde karşılaşılan dijital medyanın standart olduğu, tamamen birbirine bağlı bir dijital dünyada gelişen ilk nesildir.

Z kuşağı, markalarla karşılıklı olarak etkileşime girme konusunda rahattır ve bu konunun hafife alınmaması gerekir. Çünkü organik etkileşimler bu yeni nesil genç tüketicinin beklentilerini şekillendirmektedir.

Z nesli dijital dünyanın doğal yerlisidir. 18-24 yaş grubundaki kişilerin % 40’ı günde 3 saatten fazla zamanını sosyal medyada geçirmekte, yine yaklaşık %40’ı ise en az 3 saat mesajlaşmaktadır. Bu katılım seviyeleri önemlidir ve başka hiçbir neslin teknoloji ile bu katılım seviyesinde doğuştan ilişkisi yoktur. Sonuç olarak bu kitlenin %65’inin etkileyici tavsiyelere güvenerek, en az bir satın alma işlemi yaptığı kabul edilmektedir. (Veriler: Adthena)

z kuşağı ve diğerleri
Z kuşağını anlamanın zorluğu hafife alınmamalıdır.

Sosyal medyanın artan etkisi, pazarlamanın açık, iki yönlü diyaloglarda nasıl başarılı olabileceğini kanıtlamıştır ve bunun kanallar arası öğrenme durumları vardır. En önemli dijital medya kanalı olarak kabul edilen ve genel pazarlama çabalarında çok önemli olarak değerlendirilen arama ağları, pazarlamacıların bu yeni dinamiğe adapte olmalarını gerektirecektir. Z kuşağı, hızlı hareket eden trendler, argo ve çevrimiçi içerikteki medya bakımından zengin alt kültürler ile rahat etkileşime girmektedir. Çevrimiçi dillerde akıcıdırlar ve her biri son derece teknolojik okuryazardır. Güçlü etkileyicilerle büyüdüler ve tercih ettikleri medya kanallarında sponsorluk yaptıkları içerikler, maruz kaldıkları dijital deneyimlerdeki gerçekliği tanımada da oldukça ustalar.

Z kuşağı, asılsız marka deneyimlerini tanıma konusunda oldukça beceriklidir. Bu, reklamverenlerin reklamlarının bir parçası olması gerekirtirir. Markaların tüketicilere birşeyler pazarladığı bir dünyadan, markaların tüketicileri ile birlikte pazarladığı bir dünyaya geçiyoruz.

Arama ağlarında reklam verenler, kişiselleştirilmiş reklamlarla Z Kuşağı’nı hedefleme yeteneğine sahiptir, ancak beklentileri değiştirmek, bu kitlelere pazarlama yollarını geliştirmek zorunda kalacakları anlamına gelir. Daha geniş konuşmalar ve eğilimlerle iletişime geçmek için, reklam oluşturma ve reklam kampanyaları düzenleme şekillerinde daha otantik olmaları gerekecek.

Gen Z’in geleceği yeni başlangıçlara işaret ediyor. Markalar, gerçek angajmanlara ve etkileşimlere dayanan ilişkiler kurma, gelecek nesillere bağlanma fırsat ve teknolojisine her zamankinden daha büyük ölçüde sahip olacak. Buna ulaşmak, kesin bir arama zekası gerektirir ve reklamverenlerin, reklam mesajlarıyla daha yaratıcı ve tek düzelikten olmaları gerekecektir. Markaların, çevrimiçi olarak gerçekleştirilen daha geniş trendlere ve konuşmalara göre ayarlanması gerekecektir. Rekabetin ne söylediği, her markanın hangi değerleri temsil ettiği konusunda istihbarat ihtiyaçları olacak ve genç tüketicilerin ihtiyaçları ile bağlantı kurmak için bundan yararlanacaktır.

Otantik, entegre kampanyalarla kendini kanıtlayabilen markaların geleceği değerlendirmeye açıktır. Manzarayı anlayabilen, markalarını doğru bir şekilde konumlandırabilen ve dijital mecralarda diyalogların bir parçası haline gelen markalar, Z kuşağının kalbini ve aklını kazanacaktır.

Sosyal Medya

Sosyal medya devrimi, Z Kuşağı’nın dijital medya alışkanlıkları üzerinde çok büyük bir etkiye sahip oldu. Z kuşağı tüketicisinin çoğunluğu sosyal medyadaki ürünleri araştırmakta ve bunun büyük oranı bir etkileyicinin (influencer) tavsiyesi ile gerçekleşmektedir. Günümüzde markaların sosyal meselelere karşı ilgili olma konusunda daha istekli olmaları gerekmektedir.

Pazarlamacılar kültürel sohbetlerin bir parçası olma konusunda ne kadar istekli olsa da birçok nedenden yetersiz kalmakta ve cesur bir hareket sergileyememektedirler. Çoğu marka, politik sorunlardan uzak durmaya çalışmaktadır.

Reklamverenler için fırsat, gençler için reklam metinlerini optimize etmek amacıyla kendilerine ait veri ve istihbarattan yararlanarak, Z kuşağı ile bağlantı kurma çabalarına odaklanmak olacaktır. Z kuşağı’nın büyük bölümü Google reklamlarından etkilenmektedir.

Z kuşağı kendileri ile alakalı reklamları çabul farketmektedir. Aslında, birçoğu, çevrimiçi deneyimleri hakkında ne kadar ayırt edici olduklarını gösteren bir reklam engelleyici kullanıyor.

Aramada, hedefli reklamcılık uygulamaları pazarlamacıların reklamları genç demografiye göre segmentlere ayırmalarını sağlar. Şu anda Z Kuşağı yeterli alım gücüne sahip değil, ancak arama ağlarında reklamverenlerin daha iyi iletişim kurabilmeleri için yaklaşımlarını bu nesile uyarladıklarına dair kanıtlar var. Z kuşağından alışveriş yapanların ilgi alanlarından biri de moda. Bu segmentte reklamverenler, yeni kullanıcıların taleplerine uyum sağlamaya başlıyor. Basit, işbirlikçi, duygusal ve doğal konuşma formatındaki reklam metinleri genç hedef kitleye hitap etmek için önemli.

Arama ağı reklamcılığı, gelişen reklam alanları için ilginç bir durum incelemesi yapar. Arama ağı reklamlarının doğası, hedeflenen bu yeni nesil demografi için özel olarak hazırlanan reklamları ayrı değerlendirmenin mümkün olduğu anlamına gelir. Ücretli aramalarda, reklam kopyasının yinelemeli test süreçlerinin yönlendirildiği ve bazen de yavaşlayabildiği gözlemlenirken, reklamverenlerin daha fazla diyaloğa başladığına ve reklam kopyasının dilden ve kültürden etkilendiğine dair kanıtlar olduğunu gözlemleyebiliriz. Bu yüzden, diyalog reklamları, sosyal medya içeriğini hatırlatan A / B testlerinden daha fazla hatırlanır.

Z Kuşağı, markalarını değerlendirmek için dijital sinyallere bakarlar. En büyük çoğunluk, alımlarını yaparken en önemli faktör olarak fiyat ve katma değere önem vermekte, çevrimiçi incelemelere bakmaktadır. Z kuşağı, reklam veren markaların kalitesine ve orijinalliğine değer verir.

Buradaki daha derin akım, markaların otantik olarak algılanması için çevrimiçi sohbete katılmaları gerektiğidir. Burada zor olan, bir markanın mesajlarının otantik ve konuyla ilgili olarak algılanmasını sağlamaktır. Z kuşağının algısını keşfetmenin kolay birşey olmadığını bilmek önemlidir.

Dijital Reklamcılığın geleceği için tahminler

Z kuşağının çok farklı olmadığına inanmak işin kolay yolu. Ancak Tarih, bize her neslin kendine has bir kimliğinin, seçimlerini tanımlayan özelliklerinin ve deneyimlerin olduğunu söyler. Bundan 15 yil önce, kısa mesaj oluştururken kelime sınırını aşmayarak ve ikinci bir sms gönderilmesini engelleyerek tasarruf etmeye çalıştığımız günlerden, sosyal medya ve emojiler sayesinde tek kelime kullanmadan iletişim kurabildiğimiz bu günlere geldik.

Genetik araçlarla, özellikle taklit yoluyla bir kişiden diğerine geçtiği düşünülebilecek bir kültür veya davranış sistemi (meme) haline gelmeye başlayan sosyal medya birçok popüler ifade biçimini barındırır haline geldi. Bu görsel diyaloglar o kadar çabuk gelişir ki, bilmeyenler için erişilemez olarak algılanabilir. Google bile kullanıcıların meme kelime hazinesi geliştirdiğini kabul ediyor. Android cihazlarda, kullanıcılara görüntüleri, tercih ettikleri sosyal medya uygulamalarından kolayca erişilebilen bir ‘Memes’ koleksiyonuna kaydetme özelliği sunulmaktadır.

Z kuşağının dijital medya ile etkileşime girme biçimi yeni bir çığır açıyor. Konuşmalar veya etkileşimler, görsel bir kelimenin bir parçası olarak düşünülebildiği ölçüde başarılı oluyor. Arama ağı reklamcılığı, zengin medya deneyimlerine alışkın bir nesle hitap etmek için daha görsel hale gelebilir.

Z kuşağı ile bağlantı kurmak isteyen pazarlamacılar öncelikle bu tüketicilerin gerçekçilik ve orijinallik kalitesine çok değer verdiğini anlamalıdır. Z, bugüne kadarki nesillerden daha fazla çevrimiçidir ve dijital ortamdaki orijinalliği tanımakta ustadır. Z kuşağı Google’daki sponsorlu reklamların farkındadır ve birçoğu reklam deneyimlerini bir şekilde filtrelemek için reklam engelleyiciden yararlanır. Buna rağmen, büyük bir çoğunluk satın almak istedikleri ürünleri hala arama motoru aracılığıyla keşfetmektedir.

Z neslini hedefler hale gelmek için, karmaşayı azaltmak ve anlamlı reklam deneyimleri sağlamak için kesin verilere ve istihbaratlara sahip olmak durumundadır. Hedef kitlelerini harekete geçirebilmeleri için doğru kavrayışa sahip olmalarını sağlamaları gerekecektir, böylece gelecek nesil tüketiciler için ilgili ve cazip dijital deneyimler geliştirebilirler.

Kaynaklar:
Adthena
Google Sözlük
Wikipedia
Techrepublic
Urban Dictionary
Bahçeşehir Üniversitesi
Forbes

Bu da ilginizi çekebilir!
Arama Amacı Optimizasyonu

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir